Daha Az ve Verimli Çalışmak Mümkün!
  • 22 Aralık 2018
  • Yorum Yok

Şoföründen, patronuna, aşçısından, garsonuna, CEO’sundan çaycısına herkes yoğun ve herkesin yapacak çok işi var!

Günümüz dünyası gerçekten çok hareketli ve birçok değişken dinamiğe bağlı. Ancak genelde tüm çalışmalarımız sadece varolan çarkın dönmesini sağlamak üzere! Yani yeni çarklar eklemek, çarkları değiştirmek, farklı çaklara geçmek değil.

Maalesef “çok yoğunuz” cümlesiyle en çok da kendimizi kandırdığımız bir gerçek var. Hemen telefonunuzun istatistiklerine bakın, haftalık kaç saat kullanıyorsunuz, ne kadarı sosyal medya ve oyun için. Bu rakam herbirimizin kendimizle ilgili olan tahmininden çok fazla olacaktır.

5 ayrı işi tamamlamanız gerektiğini düşünelim ve her bir farklı işten 10’ar tane yapmamız gerektiğiniz varsayalım. Sizce hangi uygulama şekli daha hızlı sonuç verir;

  1. Her farklı işten birer tane yaparak ilerlemek.
  2. Bir işten 10 tane yapıp bitirip, 2.ye geçmek 10 tane yapıp sıradakine geçmek.

Birçoğunuzun tahmin edeceği gibi 2. seçenek daha verimli çalışmamızı sağlar. Sebepleri ise çok basit her farklı işten diğerine geçiş yaparak o işe ne kadar hakim olsak da kendimizi adapte etmemiz gerekir, bu geçiş bile zaman kaybettirir, motivasyon kaybına yol açar ve bu direkt performansa yansır, hata yapma ihtimali çok fazladır ve bir hata oluşursa zaman kaybı daha çok olur. Peki ya diğerinde, elimizin veya uygulayış biçimimizin alışması daha seri çalışmamıza sebep olur ve her bir iş geçişlerinde zaman kaybına yol açmaz.

Buradan yola çıkarak şunu çok net söyleyebiliriz ki cep telefonlarımızdan gelecek herhangi bir bildirimle ilgilenmemiz performansımızı ve fayda/zaman çıktısını fazlasıyla düşürecektir. Dolayısıyla bildirimlerin ve dış etkenlerin kendimizi bölmesine müsaade etmek üretkenliğimizi, performansımızı ve daha fazla çalışmak yerine daha fazla düşünmeye vakit ayırmamızı engelleyen en büyük sorundur.

Ben kendi hayatımda yaptığım bazı düzenlemelerle ne kadar zor olsa da boş vakit yaratarak düşünmeye ve verimli çalışma konusunda limitlerimi zorlamaya yönelik birkaç örnek vermek isterim.

  • Sosyal medya bildirimlerini kapattım. Twitter, linkedin, instagram, facebook ve diğer sosyal medya platformlarındaki gelişmeleri sadece istediğim zaman hesaplara girerek görüntülüyorum.
  • Mail bildirimini kapattım. Eğer işiniz gereği mail üzerinden “çok acil ve kritik” bir iş yapmıyorsanız, bildirimleri kapatarak sizin odaklandığınız işleri bölmesine müsaade etmeyin, ancak her dinlenmede kontrol ederek iş akışınızı da sorunsuz devam ettirin.
  • Messenger, Instagram Direct gibi anlık yazışma programlarını mümkünse hayatınızdan çıkarın.
  • Gereksiz mail aboneliklerinden kesinlikle çıkın. Her emaili açtığınızda ilgilenmeniz gereken mailler arasına çok da önemli olmayan abonelikler giriyorsa onlardan ayrılın.
  • Her SMS reklamı geldiğinde ya RET mesajı göndererek kayıtlı olduğunuz listeyi temizleyin ya da direkt engelleyin.
  • Telefonunuzun uygulama güncelleştirmelerini otomatik yapın ve bunları kontrol etmek veya bunlara vakit ayırmak zorunda kalmayın.
  • Sosyal medyada takip ettiğiniz hesaplarda içerik olarak size katkısı olmayan ve niteliksiz olarak çok fazla vaktinizi çalan hesaplardan çıkın.
  • Whatsapp gruplarını sessize alın.

Tüm bu işlemleri varolan akışınızı, dikkatinizi, performansınızı bölmemesi için gerçekleştirmelisiniz, ancak molalarınızda, çalışmaya odaklanmadığınızda tüm bunları istediğiniz zaman kullanarak hayatınıza devam edebilirsiniz. Yukarıdaki işlemleri gerçekleştirerek gündelik zamanınızdan çok ciddi oranda tasarruf yapabileceksiniz. Peki kazandığınız zamanı nelere ayırmalısınız.

  • Bu yazı gibi daha fazla makale okuyun 🙂
  • Kitap okuyun
  • Daha fazla düşünün
  • Spor, dans, sanat ve eğitimlere vakit ayırın
  • Yabancı dil öğrenin
  • Ailenize, arkadaşlarınıza vakit ayırın
  • İşinizdeki en değerli alanlar ne ise onlara daha fazla vakit ayırın.
INSTAGRAM
add Takip Et