Kalkınmanın En Kolay Yolu Girişimcilik

  • 11 Nisan 2019
  • 1 Yorum

Kalkınmanın En Kolay Yolu Girişimcilik

Günümüzde tekelleşmenin en büyük rakibi olarak gördüğümüz girişimcilik her alanda hizmet ve ürün kalitesini artırarak kalkınmada büyük önem taşıyor. Geçmişte birçok iş kolunda departmanları olan şirketler şimdi bu konularda istihdam yerine girişimlerden hizmet alıyor, birçok işi aynı anda yaparken tek bir alana odaklanarak uzmanlaşmaya daha fazla önem veriliyor.

Girişimcilik bireylere finansal bir özgürlük vadederken, aslında toplumun genelinde üretkenlik, kalite, pazarlama, ekip yönetimi, istihdam, global rekabet gibi birçok alanda da gelişmenin önünü açıyor.

Pazarlamanın da gücüyle birlikte her arzın kendi talebini yarattığı görüşüne dayanarak hareket edecek olursak, her geçen gün birçok sektörün daha fazla alt kırılımlarına ayrılarak farklı branşlarda kolayca piyasa yapabildiğini ve bunun daha keşfedilmemiş birçok potansiyel pazarın olduğunu gösterdiğini söyleyebiliriz. Önceden Kafe, Restaurant bir girişim fikri olarak değerlendirilebilirken, günümüzde sadece içecek dikeyinde bunu değerlendirmek hatta sadece kahve veya sadece çay dikeyinde bunu değerlendirmek mümkün. Piyasanın daha da gelişmesiyle birlikte doğrudan tek çeşit içecek üzerine bile bir girişim gerçekleştirme potansiyeli her geçen gün artmaktadır. Sadece Türk Kahvesi satışı gibi.

Artık her bir ürün ve hizmetin kırılımlarına ayrılarak farklı uzmanlık ve pazar alanlarının oluşmaya başlaması, bu yeni alanlarda daha uzman bireylerle daha kaliteli ürünlerin ortaya çıkması anlamına gelir. Ülke genelinde tüm toplumun mikro düzeyde bu denli bir yönetimi gerçekleştirmeye başlamasını en hızlı kalkın modeli olarak görüyorum ve bu bağlamda girişimciliğe katkı sağlayacak her bir adımın ülke geleceğine en önemli yatırım olduğunu düşünüyorum.

Finansal özgürlüğe sahip olmak, bireysel gelişim sürecini kendi kontrolümüze almak, network oluşturmak ve geliştirmek, rekabet ile kalite artış devamlılığı yakalamak gibi çok değerli paha biçilmez artıların, girişimciliğin bireyselden toplumun geneline kadar sunulan maksimum fayda olduğunu düşünüyorum.

Kaynak : Bayim Olur Musun? Dergisi
https://bayimolurmusun.com.tr/
http://medyafors.com/

Yorumlar (1)
  • Efe İnce 15 Nisan 2019 01:34

    Yazınızın temelinde, ben girişimcilikle ilgili tüm görüşlerinize katılıyorum. Yalnızca birkaç ekleme yapmak isterim:

    Ülkenin , uluslararası bir internet platformu oluşturabilmesi için devlet teşviklerinin işi bilenler, kendini geliştirmiş olanlar, deneyimliler ve daima özgün olanlara çok daha fazla şans ve imkân oluşturması gerekir. Şuan teşvik adı altında tanınan bazı muafiyetler ne kadar iyi birer karar olsa da, bu tip girişimleri özel sektör kadar devletinde takip etmesi, desteklemesi bizzat kendi himayesinde girişim sahipleri ile uluslararası pazarda boy göstermesini sağlaması gerekir diye düşünüyorum.

    Ülkemizde çok büyük değerler var.Nüfusuna oranla belkide en çok bilişim ile ilgili kitle Türkiye’dedir diyebilirim.
    Bunun da en büyük delili, belki konuya uzak gelebilir ama, sayıca bilinen grupları az olmasına rağmen adından söz ettiren hack aktivistleri diyebilirim.

    Ülke bir maden, ve birilerinin cevhere koyup onu keşfetmesi lazım.

    Bu tip organizasyonlardan sorumlu devlet birimlerinde , gerçekten amatör ruhu bilen yetkililer olursa, genç arkadaşlarımızın neler yapmak isteyeceğini, hedeflerinin ne olduğunu daha iyi anlayacaklardır. Yoksa, bir girişime destek sadece orta ve uzun vadede sadece maddi kazanç olarak değerlendirildiği sürece, hep yerimizde sayacağız.

    Yazı için tekrar teşekkürler Kaan bey.

INSTAGRAM
+ Takip Et