Türkiye’de Başarılı Olmanın Sırrı
  • 25 Kasım 2014
  • 39 yorum

Türkiye’de başarılı olmanın sırrı başka bir ülkede başarılı olmanın oldukça dışında birçok kritere bağlıdır. Bu sebeple yazım nasıl Türkiye’de başarılı olunur üzerine.
Bugün yeni ofisimizin cam bölme ihtiyacı için ölçü almak üzere gelen firma sahibiyle görüşürken yaptığımız işi sordu, çok bilinmediği için “internet reklamcılığı” açıklamasıyla başlarım genelde, dijital dünyayla ilgiliyse SEO diye de belirtir ve SEO’yu anlatırım. Ancak ölçü alan kişinin SEO’yu biliyor olması ve son algoritmaları anlatmaya başlaması bizi oldukça şaşırttı. Hangi firma olduğumuzu sorması üzerine sektörel olarak en çok bilinen ismimiz “Seo Hocası” deyince tepkisinin “oo yakın takipçinizim” olması beni oldukça sevindirdi ve keyiflendirdi. Ofisin aydınlatma ihtiyacı için aynı gün gerçekleştirdiğimiz ikinci görüşmemiz holding büyüklüğünde bir aydınlatma firmasıyla oldu. Toplantı yaptığımız elektrik mühendisinin uzun yıllar SEO ilgilenmesi ve SEO Hocası’nı iyi bilirim demesi, aynı günde 2 farklı yerden gelen olumlu geri dönüşler, “işte şimdi herşeye değdi” dememi sağladı.

Giriş belki uzun oldu ama neden “işte şimdi herşeye değdi”ği konusuna gelelim.

Türkler için bir fıkra anlatılır ve bu fıkrada diğer ülkelerin vatandaşları için cehennemde zebani bulunurken Türkler’in bulunduğu bölümde zebani olmadığına bunun yerine herkesin birbirini kazana geri çektiğine yer verilir.

Türkiye’de faydalı olmaya çalışma, başarılı bireyler olmaya çalışma ve tüketme yerine nasıl üretilebilir, nasıl daha iyi olunabilir sorularının cevaplarını arama sanırım millet olarak bizde oldukça azdır.

Teknolojinin ve sosyal medyanın gelişmesi, herkes ve herşey için yorum yapma kabiliyetine sahip olmamız üstelik kimlik bilgileri gizlenerek bunların yapılabilmesi, insani ve ahlaki değerlerin giderek yitirilmesine sebep oluyor. Bir sanatçının Twitter hesabına hakarete varacak düzeyde yorum gönderebilecek şahısların o sanatçıyı gerçek hayatta görünce el pençe divan durması ve selam vermek için bile destur istemesi sanıyorum teknolojinin ahlaki kaybın üzerindeki etkisini en iyi şekilde gösterir.

SEO sektörüne girdiğim günden bu yana yakaladığım her ilerleme ile birlikte o kadar olumsuz ve ahlaksız davranışlarla karşılaştım ki, sanıyorum defalarcasında “artık şimdi sektörü bırakıyorum” “lanet olsun bu kadarını kaldırmam” “artık şimdi maaşlı bir işe girmenin zamanı geldi” gibi cümleleri sarfetmişimdir. Ancak 7 yıllık sektör geçmişimde, bu düşünceleri uygulama sonrasında bu kişilerin amaçlarına ulaşmış olacağı düşüncesi beni pes etmemem konusunda oldukça güçlendirdi. Çünkü onlar o yorumu yaptıklarında değil, pes ettiğimde kazanmış olacaklardı.  Tüm bu motivasyonla yaşadığım her olay sonrasında daha kötüsü ne olabilir diye düşünürken, ufkumun bu anlamda çok da açık olmadığını görerek daha kötüsünü deneyimlemeye devam ediyordum. Ve en sonunda bu bende bağışıklık yapmaya başladı ve daha fazlasını başarmak için rakiplerin olumsuz çıkışlarını ve bir engellerini görmem gerekiyordu. Her yeni engel ve zorluk çıktığında “Şahane bunu aştığım zaman yaşayacağım hazzı şimdiden hayal ederek duymaya başladım bile” diyordum. İşte hiçbir başarının şans olmadığını şimdi daha iyi anlıyordum. Ve aklıma her defasında Abraham Lincoln geliyordu.

21 yaşında işini kaybetti, bocalama dönemi yaşadı. ama yılmadı, azmetti
24 yaşında tekrar işinden oldu. Ama yılmadı, azmetti.
25 yaşında dört çocuğundan, üçü vefat etti. Hayata küsüp yılmadı, azmetti.27 yaşında ruhsal bunalıma girdi. Ama hayat devam ediyor, mücadeleye devam, dedi.
34 yaşında Kongre seçimlerini kaybetti. Ama yılmadı, azmetti.
36 yaşında yeniden girdiği Kongre seçimlerini yine kaybetti. Ama yılmadı, azmetti.
38 yaşında eyalet seçimlerini kaybetti. Ama yılmadı, ısrarla azminde sebat etti.
47 yaşında Başkanlık seçimlerini kaybetti.
49 yaşında tekrar senato seçimlerini kaybetti ve
52 yaşında ABD Başkanı oldu!

Başarılı insanların tamamı “hiç pes etmeyenlerdir”.

Başarıları çekememe, iyi işleri eleştirme, ben daha iyi olmalıyım değil başkaları daha kötü olmalı düşüncesi maalesef Türkiye’de başarılı olmayı daha da zorlaştırıyor. Başarılı olmanız için iyi şeyler yapmanız yetmiyor, iyi mücadele etmeniz gerekiyor. Bunun için de en önemli silahınız motivasyonunuz olmalı. Peki nasıl?

Olumsuz bir yorum mu aldınız? Yorumu yapan kişiyi inceleyin, aynı işi yapıyorsanız, veya yapmıyorsanız ama bu potansiyel varsa, sizin başardığınızı başarmak isteyen biriyse, bu eleştiri ve yorum sizin doğru yolda olduğunuzun en büyük kanıtıdır. Birgün iş görüşmesi için bizi ziyarete gelen bir müşteri olumsuz bir cümle yöneltti “bir kişi sizin hakkınızda şöyle diyor”. Benim cevabım oldukça net ve hızlıydı, “Kesin SEO’cudur” 🙂 adam duraksadı, evet dedi ve hizmeti satın aldı. Biz yaptığımız işlerin ne derece başarılı olduğunu sektörümüzdeki insanların yaptığı olumsuz yorum sayılarıyla kıyaslıyoruz. Eğer yaptığımız yeni bir icraatta olumsuz herhangi bir yorum almadıysak birşeylerin yanlış gittiğini, rakiplerin bu icraatı zaten zayıf ve başarısız bulduğunu düşünüyoruz.

Hiçbir zaman şu unutulmamalıdır. Olumsuz düşünce ve yorumların %95 i paylaşılır. Olumlu düşünce ve övgülerin %10-15 i anca dile getirilir. Bu sebeple gelen hiçbir olumsuz yoruma bağlı kalarak gittiğiniz yolun yanlış OLDUĞUNU düşünmeyin. Kitabımı almadan kitap hakkında yorum yapanları, hizmetimizi satın almadan hizmeti eleştirenleri incelemeden bile amaçlarını anlamak oldukça kolay. Elbetteki yorumu yapan kişilerin ticari olarak sizi rakip görüp görmediği önemli bir kriter. Bunu iyi analiz edemezseniz, gerçek kullanıcıların eleştirilerini gözden kaçırabilirsiniz. Unutmayınız ki kimse kusursuz olamayacaktır bu sebeple gerçek eleştirileri alabiliyorsanız bu hatalarınızı düzeltmek için de size sunulmuş en iyi fırsattır. Bu nedenle eleştirileri kaynak odaklı dikkate almak gerekecektir.

Üniversitedeyken, asılan cazip bir iş ilanının, birkaç öğrenci tarafından söküldüğünü görmek, hayatımda gördüğüm en çarpıcı ve yıkıcı deneyimlerden biriydi. Daha başarılı olmaya çalışarak şansını arttırmak yerine, başkalarının başarısızlıkları üzerine kurulu bir gelecek planı, sanıyorum insanoğlunun en ahlaksız davranışıdır. Tüm bu çabalara en iyi cevap daha iyisini başarmak olmalıdır. Sizin başarmak için Abraham Licoln’den daha az mı şansınız var !