Ana içeriğe geç
Yaklaşımım

Büyük sonuçlar, doğru kararlardan önce doğru sorularla başlar.

Bir şirketi yalnızca daha fazla iş yaparak büyütmeye inanmıyorum. Önce hangi problemi çözdüğümüzü, kimin için değer ürettiğimizi ve bugün verdiğimiz kararın yarın hangi sistemi kuracağını anlamamız gerektiğine inanıyorum.

Kaan Gülten bir kayıt masasında elleriyle anlatırken

Yaklaşımım üç soruda şekillendi

Yıllar içinde şirket kurarken, ekip büyütürken, markalarla çalışırken ve teknoloji ürünleri geliştirirken hep aynı üç soruya döndüm:

  • İnsanlara gerçekten ne fayda sağlıyoruz?
  • Bu faydayı tekrar edilebilir bir sisteme dönüştürebiliyor muyuz?
  • Dünya değiştiğinde biz de yeterince hızlı değişebiliyor muyuz?

Bu sayfada karar alma, büyüme, yapay zeka, liderlik ve uygulama konularında nasıl düşündüğümü anlatıyorum. Burası biyografimin tekrarı değil; nasıl çalıştığımın açık anlatımı.

Şirket büyüdükçe bilgi artar, netlik kendiliğinden artmaz

Bir şirketin ilk döneminde kararlar hızlı alınır. Kurucu müşteriye yakındır, ekibi tanır, her ayrıntıya dokunur. Şirket büyüdükçe tablo değişir:

  • Kararların finansal ve insani etkisi büyür.
  • Ekip büyüdükçe bilgi farklı kişilere dağılır.
  • Operasyon, stratejik düşünmeye ayrılan zamanı yer.
  • Bir zamanlar işe yaramış yöntemler yeni koşullarda yetersiz kalır.
  • Yapay zeka ve yeni teknolojiler fırsat yaratırken yanlış önceliklendirme riskini de büyütür.

Bu yüzden büyümeyi yalnızca daha fazla satış, daha fazla çalışan ya da daha fazla görünürlük olarak görmüyorum. Büyüme; daha iyi kararlar alabilen, bu kararları uygulayabilen ve koşullar değiştiğinde kendini yeniden kurabilen bir sistem oluşturmaktır.

Benim işim sizin yerinize karar vermek değil; kararınızı daha net, daha güçlü ve daha uygulanabilir hâle getirmek.

Fayda, sistem ve uyum

Fayda

Bir ürün ya da içerik üretirken önce bundan nasıl kazanacağıma değil, kimin hangi problemini çözdüğüme bakarım. Zaman kazandırmak, gereksiz emeği azaltmak, daha iyi sonuç üretmeye yardım etmek.

Sistem

Kurucu her kararı kendisi vermeye devam ediyorsa ortada büyüyen bir şirket değil, genişleyen bir iş yükü vardır. Sonucun tekrar edilebilir olması, kurucudan bağımsız çalışması gerekir.

Uyum

Bir yöntemi yalnızca geçmişte işe yaradığı için savunmam. Değerini bugün hâlâ işe yarayıp yaramadığı, ölçülebilir sonuç üretmesi ve yeni koşullara uyarlanabilmesi belirler.

Fayda net değilse pazarlama yalnızca görünürlük üretir, sürdürülebilir değer üretmez. Webtures'taki ilk yıllarımda her işin içinde olmanın gerekli olduğunu düşünüyordum; zamanla kurucunun görevinin her işi yapmak değil, şirketin kendisinden bağımsız gelişmesini sağlayacak sistemleri kurmak olduğunu öğrendim.

2007'de arama motorlarında görünürlük üzerine çalışmaya başladığımda dijital dünyanın kuralları bugünkü gibi değildi. Arama çağından yanıt çağına uzanan dönüşüm, tek bir aracın ya da tek bir yöntemin kalıcı olmadığını gösterdi.

Beş çalışma ilkem

Önce problemi tanımlarım.

Birçok şirket çözüm aramaya çok erken başlar. Yeni bir araç, yeni bir kampanya ya da yeni bir ekip almadan önce hangi problemi çözdüğümüzü netleştiririm. Problemi tek cümleyle söyleyemiyorsak çözümün kapsamı da net değildir.

Varsayımları görünür hâle getiririm.

Her stratejinin içinde doğrulanmamış kabuller vardır: müşterinin bunu istediğini düşünüyoruz, bu kanalın büyüme sağlayacağını varsayıyoruz, ekibin planı uygulayabileceğini kabul ediyoruz. Varsayım görünür olduğunda test edilebilir; test edilmeyen varsayım çoğu zaman strateji değil, temennidir.

Önceliklendiririm.

Her şeyi aynı anda yapmak, çoğu zaman hiçbir şeyi yeterince iyi yapamamaktır. Etki, aciliyet, maliyet, uygulanabilirlik ve geri dönüş süresine bakarım. Bir planın değerini uzunluğu değil, ekibin onu uygulayabilmesi belirler.

Hızlı öğrenir, kalıcı sistemi sonra kurarım.

İlk günden kusursuz yapı beklemek öğrenmeyi geciktirir. Önce küçük ve kontrollü bir uygulamayla gerçek veriyi toplarım, sonra işe yarayan kısmı sistemleştiririm. Buradaki hız düşünmeden hareket etmek değil; belirsizliği azaltacak en küçük adımı erken atmaktır.

Sonucu ölçmeden başarı ilan etmem.

Görünürlük, beğeni, toplantı sayısı ya da üretilen içerik tek başına sonuç değildir. Başarıyı başlangıç noktası, hedeflenen değişim, ölçüm yöntemi ve geçen süreyle birlikte değerlendiririm. Ölçemediğimiz bir iddia, karar için zayıf bir dayanaktır.

Karar metodolojim

Danışmanlık görüşmelerinin yalnızca iyi fikirlerle bitmesini istemem. Görüşmenin sonunda hangi kararın alınacağı, kimin ne yapacağı ve ilerlemenin nasıl ölçüleceği netleşmeli.

1

Kararı tek cümleye indiririz

“Şirketi nasıl büyütelim” çok geniş bir sorudur. “Önümüzdeki 90 günde yeni pazara girmek için hangi yolu seçmeliyiz” çalışılabilir bir sorudur.

Çıktı: Karar cümlesi
2

Mevcut durumu ve sınırları ayırırız

Veriyi, gözlemi, görüşü ve beklentiyi birbirinden ayırırız. Bütçe, ekip, zaman, teknoloji ve yasal sınırlar kararın parçasıdır.

Çıktı: Varsayım listesi
3

Seçenekleri ve ikinci derece etkileri karşılaştırırız

Bir seçeneğin yalnızca doğrudan sonucuna değil; ekip, müşteri, marka, nakit akışı ve gelecekteki hareket alanı üzerindeki etkisine de bakarız.

Çıktı: Seçenek ve risk tablosu
4

Varsayımı test edecek ilk adımı belirleriz

Bütün belirsizlikleri toplantıda çözmek mümkün değil. Hangi bilginin eksik olduğunu ve onu en düşük maliyetle nasıl öğreneceğimizi belirleriz.

Çıktı: İlk test
5

Karar notu ve takip ritmi oluştururuz

Karar; gerekçesi, sorumlusu, ilk adımı, ölçüm kriteri ve gözden geçirme tarihiyle kayda alınır. Sonraki görüşmede yalnızca yeni fikirleri değil, alınan kararın sonucunu da değerlendiririz.

Çıktı: Karar notu

Büyüme ve uygulama modelim

Strateji, uygulamaya geçmediğinde yalnızca iyi yazılmış bir belgedir. Çalışmaları dört aşamada ele alırım ve bu bir defalık proje değil, şirketin öğrenme biçimidir.

Keşfet

Şirketi, müşteriyi, pazarı, mevcut veriyi ve hedefi anlamak.

Odaklan

En yüksek etkiyi yaratacak problemi ve önceliği seçmek.

Uygula

İlk denemeyi, sorumlulukları, süreyi ve başarı ölçütünü belirlemek.

Öğren ve yeniden tasarla

Sonucu değerlendirmek, işe yarayanı tekrarlanabilir kılmak, çalışmayanı değiştirmek.

Büyüme benim için yalnızca pazarlama değil: ürünün gerçekten değer üretmesi, müşterinin bunu anlaması, doğru kanaldan ulaşması, ekibin vaat edilen deneyimi sunması ve şirketin bu süreci finansal olarak taşıyabilmesidir. Bir büyüme kararını değerlendirirken şu alanları birlikte düşünürüm: ürün ve müşteri değeri, marka ve konumlandırma, dağıtım ve görünürlük, satış ve dönüşüm, ekip ve operasyon, teknoloji ve yapay zeka, finansal sürdürülebilirlik.

Yapay zeka yaklaşımım

Yapay zeka tekrar eden işleri hızlandırabilir, analiz kapasitesini artırabilir, senaryoları daha hızlı karşılaştırabilir. Fakat asıl etkisi, şirketlerin nasıl düşündüğünü ve nasıl karar verdiğini değiştirmesi. Bu yüzden işe “hangi aracı kullanalım” sorusuyla başlamam. Önce şunlara bakarım:

  • Hangi kararları daha iyi almak istiyoruz?
  • Hangi süreçlerde insan zamanı gerçekten değer üretiyor?
  • Hangi işi otomatikleştirmek kaliteyi artırır, hangisi riski büyütür?
  • Kullandığımız verinin kaynağı, güncelliği ve izin durumu ne?
  • İnsan denetimi hangi aşamada zorunlu kalmalı?

AI Council: karar destek modelim

AI Council, benim yönettiğim ve sekiz uzmanlık rolüyle yapılandırdığım yapay zeka ajanlarından oluşan bir karar destek yöntemi. Üzerinde çalışmaya devam ediyorum; tamamlanmış bir ürün ya da abonelikle satılan bir sistem değil.

Merkezde
Kaan'ın değerlendirmesi

Ajanların çıktısı doğrudan tavsiyeye dönüşmez. Kaynaklar kontrol edilir, çelişkili görüşler ayrı gösterilir, belirsiz noktalar kararın parçası olarak kaydedilir.

  1. Strateji ve iş modeli
  2. Müşteri ve pazar
  3. Büyüme ve dağıtım
  4. Marka ve yapay zeka görünürlüğü
  5. Ürün ve teknoloji
  6. Operasyon ve verimlilik
  7. Organizasyon ve yetenek
  8. Finansal senaryo ve risk

Bu ajanlar gerçek insan yöneticiler ya da bağımsız yönetim kurulu üyeleri değil. Sekiz farklı bakış, sekiz bağımsız doğrulama anlamına da gelmiyor: aynı kaynağın ya da aynı yanlış varsayımın farklı ajanlar tarafından tekrarlanma riski var. Bu yüzden yapay zeka çıktısını şirketin gerçek koşullarıyla karşılaştırır, nihai kararı ve sorumluluğu insanda bırakırım.

Amaç sizin yerinize düşünmek değil; daha fazla seçeneği daha düzenli görmenizi ve kritik kararı uygulamadan önce daha iyi test etmenizi sağlamak.

Liderlik ve ekip yaklaşımım

Bir ekipte herkesin karar kalitesine katkı sunabileceğine inanıyorum. Bu yüzden yöneticinin talimat vermek yerine bağlamı açıklamasını, öneri sunmasını ve gelen itirazı dinlemesini önemli buluyorum. Fikir unvandan değerli olabilir; bir öneri işe yaradığında fikrin sahibini görünür kılmak kültürü güven üzerine kurar.

Ancak özgürlükle belirsizliği karıştırmamak gerekir. İyi bir ekip kültürü şu dördünü aynı anda sağlar: insanların soru sorabilmesi, sorumlulukların net olması, hataların saklanmaması, sonuçların takip edilmesi.

“Herkes her şeyi yapar” yaklaşımı başlangıçta esnek görünür; büyüyen şirkette çoğu zaman sorumluluk karmaşasına döner. Özgürlük, beklentilerin ve karar alanlarının net olduğu yerde verimli hâle gelir.

Zaman ve kaldıraç

Zaman, girişimcinin en sınırlı kaynaklarından biri. Bu yüzden işleri yalnızca aciliyetine göre değil, katkısına göre de değerlendiririm. Kaldıraç benim için aynı emeğin daha fazla fayda üretmesi: bazen teknoloji, bazen içerik, bazen doğru insan, bazen iyi tasarlanmış bir süreç.

Bu düşünceyle geliştirdiğim 5'e Bölme Kuralı, yapılacak işleri önem ve katkı düzeyine göre ayırmayı; tekrarlayan ya da düşük katkılı işleri sistemlere ve doğru insanlara devretmeyi amaçlar. Amaç daha fazla işi aynı güne sıkıştırmak değil; yalnızca benim yapabileceğim ve en yüksek değeri üreteceğim işlere daha fazla zaman ayırabilmek.

Ne yapmam, ne vaat etmem

İyi bir çalışma sınırlarını da açıkça söyler. Ben:

  • Şirketinizi sizden daha iyi tanıdığımı iddia etmem.
  • Tek toplantıda bütün sorunları çözeceğimi vaat etmem.
  • Yapay zeka çıktısını insan kararının yerine koymam.
  • Kaynağı ve tarihi belli olmayan rakamları kesin sonuç gibi sunmam.
  • Her şirket için aynı yol haritasını kullanmam.
  • Uygulama sorumluluğu belli değilken yalnızca strateji belgesi üretmem.
  • Sonuç üretmeyen bir faaliyeti yoğun olduğu için başarı saymam.

Sizden beklediklerim de net:

  • Gerçek problemi açıkça paylaşmanız,
  • Eksik ya da olumsuz bilgileri saklamamanız,
  • Karar için gerekli veriyi paylaşmanız,
  • Uygulama sorumluluğunu üstlenmeniz ya da doğru kişiyi sürece dahil etmeniz,
  • Karar sonrası sonuçları birlikte değerlendirmeye açık olmanız.

Birlikte çalışma biçimi

İlk görüşmede hemen çözüm satmaya çalışmak yerine dört şeyi anlamaya çalışırım: şu anda hangi kararı vermeniz gerekiyor, bu karar neden şimdi önemli, hangi bilgiye sahipsiniz ve hangisi eksik, çalışmanın sonunda neyin değişmesini bekliyorsunuz.

Çalışmanın kapsamı, süresi, kişisel katılımımın sınırı, kullanılacak veriler ve beklenen çıktı baştan yazılı hâle getirilir.

Bu yaklaşım nereden geliyor

Bu yaklaşım teorik bir yönetim modelinden değil, farklı dönemlerde verdiğim gerçek kararlardan çıktı.

AutoCAD eğitmenliği yaparken bilgiyi daha fazla kişiye ulaştırmak için ilk internet sitelerimi kurdum. Arama motorlarında görünürlük üzerine çalışmaya başladığımda bunun yalnızca teknik bir konu olmadığını, doğru bilgiyle doğru kişiyi buluşturma problemi olduğunu gördüm.

Webtures'ı kurarken uzmanlığı bir şirkete dönüştürmenin, şirket büyüdükçe ise kurucuya bağımlılığı azaltacak sistemleri kurmanın önemini öğrendim. Girişimci Kafası'nı oluştururken tek bir şirketin sınırları dışına çıkarak bilgiyi içerik, topluluk ve dağıtım gücüne dönüştürmeyi deneyimledim. Brantial üzerinde çalışırken arama çağından yanıt çağına geçişin yeni bir pazarlama terimi değil, markaların nasıl keşfedildiği ve önerildiğiyle ilgili daha büyük bir dönüşüm olduğunu gördüm.

Yaklaşımım bu deneyimlerin ortak noktası: faydayı bulmak, sistemi kurmak, değişimi izlemek ve gerektiğinde yeniden başlamak. Hikâyemi okuyun.

Kısa özet

  • Bir karar almadan önce problemi netleştiririm.
  • Bir strateji kurmadan önce varsayımları görünür hâle getiririm.
  • Bir planı büyütmeden önce sistemin çalışıp çalışmadığını test ederim.
  • Yapay zekayı kullanırken kaynağı, denetimi ve sorumluluğu korurum.
  • Bir sonucu değerlendirirken faaliyete değil, gerçek değişime bakarım.

Sık sorulan sorular

1Yaklaşımınız danışmanlık mı, koçluk mu?

Çalışmanın odağına göre değişebilir; fakat temel yaklaşımım yalnızca kişisel gelişim ya da yalnızca raporlama değil. Şirket kararını, uygulama koşullarını ve liderin bu kararı hayata geçirme kapasitesini birlikte ele alırım.

2AI Council bir yönetim kurulu mu?

Hayır. AI Council, benim yönettiğim ve sekiz uzmanlık rolüne göre yapılandırdığım yapay zeka ajanlarından oluşan bir karar destek yöntemi. Gerçek insan yönetim kurulu üyelerinin, hukuk ya da finans uzmanlarının yerine geçmez.

3Yapay zeka her kararı mı veriyor?

Hayır. Yapay zeka seçenekleri ve riskleri analiz etmeye yardımcı olur. Kararın bağlamı, değerleri, ticari sorumluluğu ve nihai seçimi insanda kalır.

4Çalışmanın sonucunu garanti ediyor musunuz?

Hiçbir ciddi stratejik çalışma, kontrol edemediği dış koşulların tamamını garanti edemez. Bunun yerine başlangıç durumunu, hedefi, ölçüm biçimini, sorumluları ve gözden geçirme tarihini netleştiririm.

5Her şirketle çalışıyor musunuz?

Hayır. Çalışmanın anlamlı olabilmesi için karar yetkisinin, problemin ve ihtiyaç duyulan kapsamın net olması gerekir. Uygun değilse bunu ilk görüşmede açıkça söylemek daha doğru.

6İlk görüşmede ne konuşacağız?

Şirketinizi kısaca tanıyacağız; gündeminizdeki kritik kararı, mevcut veriyi, kısıtları ve beklenen çıktıyı netleştireceğiz. Görüşmenin amacı hemen genel tavsiye vermek değil, doğru çalışma biçimini belirlemek.

Gündeminizdeki kararı birlikte netleştirelim.

Şirketinizin büyümesi, yapay zeka hazırlığı, marka görünürlüğü, ekip yapısı ya da yeni bir girişim fikri üzerine çalışmak istiyorsanız önce konuyu anlayalım.

Çalışma talebinizi paylaşın
Kaan AI