Bir Girişim Hikayesi

- Bir Girişim Hikayesi
- Kaan Gülten
YBA Konya 2021 · Aralık 2021
2011'de küçük bir sermayeyle yola çıkan bir şirketin on yılı, sorun ve çözüm çiftleri hâlinde: fikir bulmak, cesaret, zamanı beşe bölmek, odak, atalet, pazarlama, fiyat, ekip, çalışan ve kriz yönetimi.
Konuşma bir girişim hikayesini kronoloji olarak değil, karşılaşılan sorunlar ve bulunan çözümler olarak anlatıyor. Başlangıç noktası kafa yapısını değiştirmek: sorunlar girişim fikridir, cesaret deneyimle kuvvetlenir, hedef parçalara bölünmeden ulaşılmaz. Sonra şirketi büyütürken bulunan yöntemler: 5'e Bölme Kuralı, odak için televizyonu ve bildirimleri kapatmak, atalete karşı işleri kolaydan zora sıralamak, değeri ortaya çıkarmak için önce hizmeti değil kitapları pazarlamak, kârı şirkete yatırmak, düşük hizmet kalemini kapatıp fiyatı yükseltmek, ekibi işi bilenlerden değil karakterine göre seçip yetiştirmek, çalışanı işin merkezine koymak. Kapanış kriz yönetimi: yönetilebilen ve yönetilemeyen sorunları ayırmak, kendine olmayan sorunlar yaratmamak ve endişelenmemek.



“Parçalara bölündüğü sürece ulaşılamayacak hedef yoktur. Proje ne kadar büyük olursa olsun gerekirse bir milyon parçaya bölün; yeter ki ilk parça sizin atabileceğiniz büyüklükte olsun.”


“Sorunla karşılaştığınızda 'yine sorunlar beni buluyor' diyorsanız orada bir fırsat yatıyor. Ben kendi sorunlarıma 'bunu nasıl çözerim, bunu yaşayan başka kişiler var mı' diye bakarım.”

“Sorunlar bize girişim fikri olarak gelir. Zaman, emek ve maliyet tasarrufu sağlayan bir faydanız varsa orada bir girişim vardır.”


“Cesaret etmeseydim o adımı atmayacaktım. Sonrasında attığım cesur adımların haddi hesabı yok; her hata, sebebi bilinen bir deneyim olarak altıncı hissimi biraz daha kuvvetlendirdi.”


“Yaptığım tüm işlerin listesini çıkardım ve beşe böldüm: yüzde sıfır-yirmi hemen kurtulmam gereken işler, seksen-yüz bizzat benim yapmam gereken işler. Sıfır-yirmiden kurtulmak için hemen bir sekreter aldım; şirket hızla büyümeye başladı.”


“Telefon beni yönetmiyor, ben telefonu açıyorum. Bildirimlerim kapalı; günde yedi sekiz kez ben açıp bakıyorum. Televizyon izlemiyorum, çünkü saatimin maliyetini hesapladım.”


“İşleri en kolay yapılabilecekten en zora doğru sıraladım. Her ufak iş, bir sonraki zor işin enerjisini üretiyor.”

“Girişimcinin doğasında çekingenlik yok. Dünyanın en zeki insanı bir köyde dört duvar arasında yaşıyor olabilir; onu ortaya çıkarmadığınız zaman kimse farkında değil.”










“Hizmetimizi değil kitaplarımızı pazarladık. Bilenlerin sayısı arttıkça talep de arttı; 29 liralık bir kitapla başlayan temas büyük işlere gitti.”

“Markanın büyüklüğü tek başına sadakat üretmez. Rakipler için değil, ekibiniz ve müşterileriniz sizi sahiplensin diye markalaşmanız gerekir.”



“Yüz bin kazandığınızda ev, araba alıyorsanız yatırımcı için soru işaretisiniz. Kârı şirkete yatırabiliyorsanız yatırımcı gözü kapalı gelir; belki gerek bile kalmaz.”




“Fiyatı artırdıkça daha nitelikli, işi bilen, çalışanına değer veren firmalar gelmeye başladı. Yüz birimlik on müşteriyi bir birimlik bin müşteriye tercih ettik.”


“Elon Musk bile 'insanların beynine odaklandım, kalbine odaklanmayı ihmal ettim' diyor. Ekibi işi bilenlerden değil, karakterine ve dürüstlüğüne göre seçip yetiştirmenin ne kadar doğru olduğunu her gün görüyorum.”








“Yönetemediğim bir sorunu dert etmek sürdürülemez bir stres; kabul edip geçiyorum. Daha önce yediğin cezanın stresini şu an yaşıyor musun? Hayır. O zaman bunu da bir süre sonra unutacaksın.”


“Tüm sorunların arkasında kim var diye baktım; yine benmişim.”


“Sorunlar çoğu zaman tahmin ettiğimiz kadar büyük değil; boğulduğumuzu sandığımız su diz boyu.”


“Krizlere kriz gibi bakmadığınız, sorunları basamak gibi gördüğünüz zaman hayatınızdaki birçok şey değişmeye başlar.”


“Sorunu gördüğünüzde üzerine atlamayın; bir adım geri çekilin, uzaktan bakın. Sakin olduğunuzda zaman sizin için yavaşlar ve krizi daha sağlıklı kararlarla çözersiniz.”

“Herkes geçmişte büyük bir kaos yaşamıştır; ne kadarını hatırlıyoruz? Gelecekte yaşayacaklarınızı da unutacaksınız; yeter ki en az hasarla atlatın.”




“Fikrin sahipliğinden çok uygulanabilirliği önemli. Aynı fikri aynı anda on binlerce kişi düşünüyor olabilir; ilk somutlaştıran kazanır.”
Başlık kurumunuzun gündemine uyuyorsa, oturumu o gündeme göre kurarız.